Burdur Haberleri, Burdur Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri

Keratokonus hastalarında ’Kornea Kollajen Crosslinking’ tedavisi

Tedavini nasıl yapıldığını anlatan Doç. Dr. Cingü, Kornea Kollajen Crosslinking tedavisi, gözün en ön kısmında bulunan saydam merceğimiz olan kornea dokusunun biyomekanik mukavemetini yitirdiği durumlarda yapılan, kornea içindeki bağları güçlendirmek için özel tasarlanmış cihazlar yardımı ile ultraviyole A (UV-A) ışığının ve riboflavin (B2-vit)isimli bir vitaminin kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Bu vitaminin kullanılması ile kornea tabakasının iç bağlarının arttırılması ve korneanın daha dirençli hale getirilmesidir. Ender görülen bir hastalık olan keratokonus; gözün saydam tabakasının yani korneanın, ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte incelme ve konikleşmesine neden olan bir hastalıktır dedi.

Korneal Crosslinking tedavisinin amacı
Crosslinking tedavisinin amacını açıklayan Doç. Dr. Cingü, ’’Başta keratokonus olmak üzere ilerleyici ve düzensiz kornea değişikliklerini durduran bir tedavidir. Keratokonus, kornea şekil bozukluklarına eşlik eden yüksek miyopi ve astigmatizmaya yol açar. Yüksek astigmatizma ve miyopi görülmesinin sebebi kornea tabakasının incelerek öne doğru sivrilmesi ve kendi ideal şeklini kaybetmesidir. Crosslinking tedavisi ile kornea içindeki bağların güçlendirilmesi sonucu bu sivrilme ve incelmenin durdurulması hedeflenmektedir. Keratokonus hastalığı ne kadar erken teşhis edilir ve tedavi ne kadar erken uygulanırsa croslinking tedavisi bir o kadar başarılı, görme kaybı bir o kadar az olmakta. Crosslinking tedavisinin ana hedefi hastalığı durdurmak olsa da, bu tedavi ile azımsanmayacak bir hasta grubunda,hastalıkta geriye dönüş ve görmede hissedilir bir artış da sağlanabilmek’’ dedi.

Kimler crosslinking tedavisi olabilir
Doç. Dr. Cingü, kimlerin corsslinking tedavisi olabileceğini şöyle sıraladı: Korneası incelmeye devam eden keratkonus hastaları, pellucid marginal dejenerasyon diye bilinen korneanın sıklıkla alt kısmında incelme ve bombeleşme durumu olanlar, lasik (lazerle göz numarasını düşürmek için yapılan cerrahi) sonrası oluşan ve keratokonus hastalığına benzer ilerleyici kornea bozuklukları (ektazi) olanlar ve bazı keratit (kornea dokusunun iltihabi durumları) türleri olanlar.’’

Crosslinking tedavisi
Tedavi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Cingü, Tedavinin ilk aşamasının birincil amacı, riboflavin’in korneaya yayılmasına imkân tanımaktır. Bu sebeple korneanın önünde bulunan epitel doku kaldırılır. Sonrasında 30 dakika boyunca 3 dakikada bir kornea üzerine riboflavin damlatılır. Riboflavinin korneaya geçişinden emin olunduktan sonra önceden planlanan süre (3 dk, 5dk, 10 dk, veya 30 dk süreyle) ve enerjide UV-A ışını uygulanır. Işın tedavisi sonrasında göze gerekli damlalar damlatılır ve koruyucu kontakt lens takılır’’ diye konuştu.

Tedavi sonrası takipler ve görme
Crosslinking tedavisinden sonraki ilk 1 hafta özellikle önemli olduğunu vurgulan Doç. Dr. Cingü, Hastalar doktorları tarafından verilen damlaları aksatmadan kullanmalı ve enfeksiyon risklerine karşı oldukça dikkatli olmalıdırlar. Tedaviden 6 ay veya 1 yıl sonra tedavinin etkileri daha net anlaşılmakla birlikte hastalara istek halinde tedaviden birkaç ay sonra görmeyi arttırmak için özel keratokonus lensleri denenebilmektedir. Başarı bir kontakt lens uygulaması hastaların görme oranlarını tekrar normal bir göz seviyesine yaklaştırabilmektedir dedi.

Bir önceki yazımız olan Hastanelere x-ray cihazı geliyor başlıklı makalemizde Genel sağlık Haberleri, hastane ve x-ray hakkında bilgiler verilmektedir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir